Cesaret ve şecaat

Cesaret insanın güç yada tehlikeli bir işe girişirken kendisinde bulunduğu güven ve yürekliliktir.  Şecaat ise, din, vatan, millet ve namus uğrunda mücadeleye atılıp fedakarlık göstermektir.

Cesaret ve şecaat gerektiği yerde ve gerektiği zaman gösterilmelidir. Cesaret ve şecaat gereksiz yer ve zamanda yada sırf gösteriş amacıyla olmamalıdır.

Cesaret ve şecaat sahibi olmak, hem fert için hem toplum ve millet için çok önemlidir. Bir insanın canını malını namusunu hakkını ve onurunu koruyabilmesi için cesur olması gerekir. Vatanın bağımsızlığının, milletin birlik ve bütünlük değerlerinin korunması içinde cesur ve kahraman insanlara ihtiyaç vardır. Cesaretli olmayan kimseler, ne kendi onurlarını koruyabilirler nede vatan savunabilirler. Çünkü cesur olmayan kimse mücadele etmekten kaçınır; yapılan haksızlık, zulüm ve saldırılara boyun eğer.

İşlerinde başarılı olmuş insanlar da cesaretli ve şecaatli insanlardır. Korkak ve çekingen insanlar başarılı olamazlar.

Cesaret

Cesaret

Biz cesur olmalıyız. Başta Peygamberimiz olmak üzere sahabelerin ve atalarımızın gösterdikleri kahramanlıklar, bizim için örnek olmalıdır. Peygamberimiz, hayatı boyunca inanç, adalet ve insan hakları için mücadele etmiş dinimizi, Müslümanları, mazlumları, güçsüzleri ve kimsesizleri savunmuştur. O, kendisine karşı çıkan, ölümle tehdit eden Kureyşlilerin karşısında hiçbir zaman yılgınlık göstermemiş, asla korku ve endişeye kapılmamıştır.

Atalarımız da din, vatan ve millet uğruna her türlü fedakarlığı yapmışlar, bu uğurda gösterdikleri cesaret ve kahramanlıklarıyla destanlar yazmışlardır. Bugün bize düşen görev de onların yolunu takip etmek, milli ve manevi değerlerimizin korunmasında her fedakarlığa katlanmaktır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir